En Kapak Sözler

Sevgiliye Uzun Sözler

Sevgiliye Uzun Mesajlar,

Sevgiliye Uzun Sözler, Sevgiliye Uzun Yazılar, Sevgiliye Uzun Mesajlar

 

Mukadderat seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, lakin her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.

Ben seni çocuklar gibi sevmiştim, hani anlarsın ya. Bir çocuk her gün sarılarak yattığı ayıcığını nasıl seviyorsa öyle sevmiştim seni. Sokakta balon satan birilerini görünce ağlamaya başlar ya işte o kadar çok istiyordum seni. Benim sevgim çocuklar kadar saftı, sevgilim.

Ellerimi açtım Allah’a ve senin için yakardım, hem de geceler süresince ve sabahlara kadar. Seni bana getirmesi için öyle çok yalvardım ve öyle çok bekledim ki seni sevgilim, nihayetinde sesimi duydu ve seni bana verdi. Ömrüm boyunca buna şükredeceğim.

Tüm umutlarımın tükendiği, hayat sevincimi kaybettiğim an seni buldum yanımda. Seninle beraber yine soluk almaya başladım ve yine doğdum dünyaya. Uzun vakittir kilitlediğim ne kadar duygum varsa hepsini gün yüzüne çıkardım ve aşkı buldum yanı başında.

Seninle geçirdiğim onca yıl ve hatırayı düşünüyorum da sevgilim, aslında nasıl da sana hiç doyamamışım ben. Aradan ne kadar vakit geçerse geçsin sanki daha seni bugün bulmuşum gibi özlüyorum ve aynı ilk günkü gibi aşığım sana bir tanem.

Sana ulaşmanın heyecanı kaplıyor her anımı. Seni görmeyi o kadar arzuluyorum ki bir ağacın kayayı delip kök salması gibi. Telefonuma mesaj gelince, senden gelme olasılığı ile o kadar heyecanlanıyorum ki, elim ayağıma dolanıyor. Seninle birlikte olacağımız o günleri iple çekiyorum.

Birisine alışmak istiyorum. Her şeyden ehemmiyetlisi ona güvenmek istiyorum. “Sen yanımdayken hiçbir şeyin ehemmiyeti yok” tümcesi hayatım olsun istiyorum. Öncekilerden çok farklı olsun mesela. Bambaşka aşık olsun, bambaşka sarılsın, bambaşka öpsün istiyorum. Ve hiç gitmesin.

Sevgilime Uzun Mesajlar

Tut elimden ve dansa kaldır. Gözlerim tuvalin olsun. Kirpiklerim fırçan. Al götür beni masal diyarlarına. Saçlarımda dört mevsim. Ruhum da kelebekler. Her mevsime kanat çırpan. Rengarenk kelebekler. Sen seç dans ederken müziği. İster yazı anlat ister kışta bırak. Masalımızı renklere teslim ettim. Kapattım gözlerimi. Sendeyim bak.

Keyifli bir haziran akşamı gibi girdin hayatıma. Haziran yılın en güzel ayıdır, senin de benim için bu dünyanın en güzel insanı olduğun gibi. Her yıl haziran ayının gelmesini ve hiç gitmemesini isterim. Artık bunu haziran ayı yerine senden istiyorum. Bana yaşattığın duyguları sonsuza kadar hissettir sevgilim.

Ben aşk diye sandığım şey, gerçek değilmiş ta ki seni görünceye kadar. Kalbime girdiğin saniyeden itibaren, her yerim sen oldun. Hayata senin gözlerinle, olumlu bakmaya başladım. Sana baktığımda, neyi istediğimi, ben konuşmadan bilmen ve yapman o kadar hoşuma gidiyor ki bunu nasıl tarif edeceğimi bilemiyorum. Sen varlığın benim en büyük arzum.

Bir insan nasıl sevilir anımsamıyorum öğret bana tut elimden, gözlerimin içine bak okula başlamış çocuğa abeceyi öğretir gibi kırk senelik budiste namaz kılmayı öğretir gibi, sabırla öğret bana seni sevmeyi. Merhameti ve şefkati elden bırakma öyle bir bak ki bana hırçınlığım gözlerinin buğusundan utanıp kendi kendini yok etsin.

Herkesin hayatında, bir dönüm noktası olur. Dönem noktasından sonra, daha önce yaptıklarının hiçbir anlamı ve mantığı olmaz. Benim boşa geçirmiş olduğum zamanlar tam da seninle tanışmamdan önceki zamanlara denk geliyor. Hayatıma girişinle, bende ki gerçek ben dışarı çıktı. Artık sen var olduğun sürece bu hayatta yapamayacağım bir şey olduğuna inanmıyorum.

Ne kadar zaman geçti seni görmeyeli hiç bilmiyorum ama seni görmediğim her an hasretinle yanıp küle dönüşmekten kendimi alamıyorum. Bilmem hatırlar mısın? Bana seni seviyorum dediğin o günü, işte ben o anın her salisesini kafama kazıdım. Sevgilim senin gülüşünü izlemek her şeye bedelken, bir an bile seni görememek beni kahrediyor.

Bir gecenin gündüze geçmesi gibi beni aydınlığa taşıyansın sen. Birlikteyken, öyle huzurlu, keyifli, sakin biri gibi hissediyorum ki, bu güzelliği hiçbir şeye değişmem. Seni öyle çok seviyorum ki, artık derdimi yalnızca kuşlara anlatabiliyorum. Onlar beni dinliyor sonra uçup senin yanına gidiyorlar. Sevgilim her gün pencerene konan kuşları iyi dinle, beni o zaman çok daha iyi anlayacaksın.

Sevgiliye Uzun Ve Güzel Sözler

Düşünsene; aynı anda aynı gökyüzüne bakmışız. Aynı buluta takılı kalmış gözlerimiz. Aynı kuşun kanat çırpışında dalıp gitmişiz. Aynı güneşin sıcaklığında ısınıp aynı rüzgarın verdiği soğuklukta üşümüş kalplerimiz. Aynı yaprağa bakıp aynı şarkıyı mırıldanmışız. Aynı gökkuşağında buluşmuşuz. Ve düşünsene sevdiğim yan yana yolculuk yapıp aynı pencereden bakmışız tüm dünyaya.

Seni ne zaman unutacağımı sorma. Çünkü ne zaman öleceğimi bilmiyorum.

Ne bileyim be sevgilim, öyle güzel baktın ki gözlerime, sevmek değil ölmek geldi içimden.

Kahven şekerli olsun mu diye sordu. Karşımda sen varken ayıp olur dedim.

Utanırım, söyleyemem yasadığım yalnızlığı, kelimeler yetmiyor ki, bu mu sevda dedikleri.

Başını göğsüme yasladığında tek bir düşmanım vardır: Geçim giden zaman.

Kalem olsa dünyadaki bütün ağaçlar ve bütün denizler mürekkep olsa senin şiirini yazamam yine de.

Görücü usulü bir aşk istiyorum. Gördükçe göresim gelsin, görmeyince ölesim.

Kalbimi sana emanet etsem korur musun? Dilimin ucundaki cennet, sevdamın sonundaki ‘ömrüm’ olur musun?

Sen gönlümün yüküsün omzumun değil. Sen canıma yarasın tenime değil. Yürekte taşınan sırta ağır mı gelir.

Gözlerin nehir, kirpiklerin köprü olsun, ben tam üzerinden geçerken ipler kopsun, düştüğüm o yer dudakların olsun.

Eğer beni bu sokakta, bu semtte, bu şehirde bulamazsan sevgilim bil ki ben, Gözlerinin daldığı yerdeyim.

Dokunacak yer arıyorum. Bulamıyorum. Teninde kayboldum. Saklanacak yer arıyorum. Bulamıyorum. Gözünde kayboldum.

Yaprak döken gençliğimin satir aralarında altı kırmızıyla çizilmiş ve tırnak içine alınmış suskunluğumun bas harflerisin.

Hiçbir zaman unutmadım bana her şeyi söyleyişini hiçbir şey demeyerek. Ama benim senin için hissettiklerim sözcüklerin ötesinde.

Bir gün bir rüzgar eserse oralara. Benim sana olan sevgimi fısıldarsa kulağına unutma sende bana bir tutam sevgi yolla.

Adresim oldun benim. Biliyorsun bunu değil mi? Alınyazım oldun. Korka korka çaldım kapını. Ne yapayım sevdim seni. Sensin artık ne varsa.

Biliyor musun sen bir şiirde ilk satırsın ilk sözcük Beyaz bir gül Beyaz bir gül ne kadar beyaz olursa o kadar ne kadar suysa bir su o kadar.

Ben pembesini sevmiştim bulutların hiç yaşamamıştım göklerde evrenin ise bu denli güzel olacağını nereden bilecektim şayet seni görmeseydim seni sevmeseydim.

Sesini duymadan yaşayamam Sana sarılmadan uyuyamam Sen benim gülen yüzüm Sen benim en büyük sözüm İnan kimselerde yok gözüm Senden başka.

Ne de güzel sesin var içime huzur veren, ne de güzel gözlerin var derinlerinde yok olduğum. Ne de güzel ellerin var pamuk gibi, ne de güzel saçların var güneş gibi. Ne de güzel varsın, aşkın ta kendisi gibi.

Seninle yeni bir tarih yazmalıyız sevgilim. Kimsenin bilmediği bir adayı keşfeder gibi yeni bir tarih. Örneğin bizim tarihimizde günler 24 saat olmasın. Ve vakit yalnızca biz ne vakit istersek o vakit geçsin.

Sen benim en güzel hayalimin en güzel yerindesin. Yıllardır hissetmediğim şeyleri bana hissettirdin. Bundan sonra ise her çiçek görüşümde kalbimdeki kelebekler kanat çırpıyor. İşte sen o kelebeksin sevgilim.

Canımdan çok sevdim seni ve bir ömür boyunca da aynı aşk ve aynı ihtirasla bağlı olacağım sana. Seni gördüğüm ilk an anlamıştım sana âşık olduğumu ve artık bir ömür boyu asla senden kopamayacağımı.

Aşkından Mecnun oldum düştüm çöllere, Ferhat oldum deldim dağları ama bir sana yar olamadım benim olanaksız aşkım. Ne olur kır inadını ve uzat ellerini bana, yeniden kalbini aç ve aşkını geri ver bana.

Bugün yeniden sen vardın tüm hücrelerimde ve kalbimin her çarpışında. Yeniden seni özledim umarsızca. Kapıyı açmanı bekledim umutsuzca. Fakat sen yeniden bana hiç gelmedin sevgilim.

Tüm kalbimi kaplayan kocaman bir sevgin var. Bilemezsin bunun için ne kadar bekledim, ne kadar yalvardım Allah’a. Seni bana getiren tüm bahtları, olasılıkları ve duaları gönderdim kapına. Kalbimi sana ayırdım ben yıllar boyunca.

Seni ilk gördüğü gün ruhumu sana bağladım sanki ve o günden beri de senden asa kopmadım. O günden beri seni düşünmekten bir an bile vazgeçmedim ve o günden beri san alan aşkım her geçen gün çoğaldı sevgilim.

Biliyor musun çıtır çıtır kırdılar beni. Artık ne olursam olayım, katiyen daha önceki ben olamayacağım. Gördüğü kötülüklerden sonra, eskisi gibi bakamayacak kadar değişti gözlerim. Tenimin dokusu değişti ve asıl garibi, ellerim yaşlandı bak!

Sen penceremsin benim, gökyüzünü sende izlerim. Kapımsın, eşiğinden girerim tüm güzelliklere. Şarkımsın, dilimde zikir gibi söylediğim. Ah, sen olmasan ben öksüz bir lavanta çiçeği gibiyim, Kokusunu kaybetmiş.

Aşkımıza sokaklar dar gelir! Çimden halılar sırf biz üzerlerinde uyuyalım diye, telefon kulübeleriyse öpüşmemiz için var. Mavi gözlerinden denizler esin almış, sarı saçlarından ise buğday başakları. Sen tabiattan, tabiattan ve dünyalardan daha güzelsin benim için güzel aşkım.

Exit mobile version