Güzel Sözler

Kaygı Sözleri

Kaygı Sözleri, Kaygı Yazıları.

Görevimi kaygı içinde ama umutla bırakıyorum. Herkese iyi şanslar diliyorum. Mihail Gorbaçov

Kaygı yarının acısı olmaz sadece bugünün neşesini götürür. Mirebaeu

Kaygıyla varlık ve bolluk içinde yaşamaktansa korku ve sıkıntıları kovup açlık içinde ölmek daha iyidir. Epiktetos

Artık hayallerim suya düşecek diye kaygılanmıyorum. Çünkü onlar düşe düşe yüzmeyi öğrenmişler.

Hiçbir kuşkuya yer vermeden hiçbir kaygıya düşmeden açsaydın bana yüreğini işte o zaman görürdün benim kişiliğimi.

Tasası çok olanın bedeni rahatsız olur. Günahlardan korkusu az olanın ise kalbi ölür. Hasan-ı Basri

İnsanlara kırmızı bir kuyrukluyıldız göster onları belirsiz bir kaygı ile korkut ve göreceksin ki insanlar evlerinden koşarak çıkarken bacaklarını kıracaklardır. Fakat onlara mantıklı bir cümle söyleyip bunu yedi sebep ile kanıtlarsan sana sadece güleceklerdir.

Bugün derin kaygılarımdan biri de özgürlükçü sosyalist özün moda olan post-modern tinselci mistik bireyselcilikle erezyona uğratılmasıdır.

Yoklama alıyorum. Sessiz olun! Kaygı? Burada! Hüzün? Burada! Yalnızlık? Burada! Mutluluk? Mutluluk? Cemal Süreya

Hepimizin bir kuyusu var elbet. Enderine gömdüğümüz kaygılarımızı ihtiraslarımızı tutkularımızı saklayan en mahrem sohbetlerimizi paylaştığımız en cesur itiraflarımızı haykırdığımız bir kuyu utandığımız anılarımızın yatağı. Endişelerimizin barınağı. Kuyulardan delik deşik olmuş bir yolda düşe kalka yürür gibi yaşıyoruz hayatı. Çukur çukur olmuş bir kalple.

Kaygılanma Mesajları

Bütün varoluşunu beni beğenecekler mi? Beni seviyor mu? Rahatsız eder miyim? Kaygısı üzerine kuruyorsan bil ki sonun hüsran. Bir küçük serzeniş sıradan bir tenkit ya da kadirbilmezlik acılar pahasına kurduğun o mükemmel kaleyi yerle bir edebilir. Ölüm ilanını kaleme alacağına azat et kendini.

Akıl azaldığı oranda kaygı da azalır.

Hayırlısı diye bir kelime var ki bütün kaygıları yok ediyor.

Bin kaygı bir borç ödemez. Karacaoğlan

Yaşamımızı ölüm kaygısıyla ölümümüzü de yaşama kaygısıyla bulandırıyoruz. Cemil Meriç

Geçip gitmiş bir şey için tasalanmam ve ona özlem duymam. Hz. Ali

En önemli kaygım genç kuşakların yazdıklarımı yeterli ölçüde tartışmadan kabullenmeleridir.

Kaygı yarının faresinin bugünün peynirini yemesidir. Samuel Smiles

İnsanlar beni anlamıyor diye kaygılanmam ben insanları anlamazsam kaygı duyarım. Konfüçyus

Ne denli az şeyiniz kalırsa kaygılanacak o kadar az şeyiniz olur. Buda

Sen özlenecek en güzel şeysin.

Bir umutla beklediğim en güzel yarınsın.

Seni hep seveceğim geçelim bunu.

Yanlış olduğunu bile bile yürüdüğüm yolsun sen.

Kaygı İle İlgili Sözler

Yalansan yalanı severim elimde değil.

Seni düşünürken içim geçmiş, severken de ömrüm.

Yanağında açan güle âşık oldu bu can.

Ölümü boş ver, kefenim sen kokacak mı onu söyle?

Senin gülüşün ilkbaharda daha renkliydi.

Sen bile bilemezsin gülüşün ben de kaç bahar eder.

Ben gökyüzü olsam sana kuş olmak yakışır.

Konu ne zaman senden açılsa kapatmaya kıyamıyorum.

Yanıma gelmediğinde rüyalarıma beklerim.

Ama ben uyuyamadığım geceleri sana helal etmiyorum.

Uçurum uçurum gözlerine baktığım sensin.

İstediğin kadar uzağa git. Hep aynı gökyüzünü paylaşacağız.

Çünkü her bir zerrem aşık her bir zerrene.

Sen aklım ve kalbim arasında kalan en güzel çaresizliğimsin.

Bana yüzünü dönme gece oluyor sanıyorum.

Sevdim. Çünkü bir tek ona sarılınca yuva gibi kokuyordu içim.

Gülümse biraz ilaç alacak param yok çünkü.

Seni ben canımın içinde sakladım. Kalbimin ta derinliklerinde…

Telaşımı hoş gör, ıslandığım ilk yağmursun.

Sen hep gülümse ki yüreğinin güzelliği gülüşlerinde canlansın…

Sensiz geçen günlerimin kazası yok sevgilim.

Aşksız olma ki ölü olmayasın. Aşkta öl ki diri kalasın. Mevlana

Kendime gelemiyorum, sana gelsem olur mu?

Sensin, kalbim değildir. Böyle göğsüme vuran. Sabahattin Ali

Yemin ederim intiharsın sen seve seve edilen.

Şurama batan, şurama batana özlem demeselerdi bıçak derdim.

Sen en güzel şiirlerin bile kuramadığı kafiyesin.

Sen olmayınca buralar buz gibi. Sensizlik bir iklim adı şimdilerde…

Aklım mı? O yüzsüz bir misafir. Hep sende kalıyor.

Esrar gibi yeşil olmasa da gözleri… Her bakışı sarhoş ediyor beni.

Geleydin bir çay içimi, sen çay dökerdin, ben içimi.

Ötesi yok bu duanın benim ol. Benimle, aklınla, aşkınla bin yaşa.

Kalbim ki kendisine kefilim. Adınla uyandı bu sabah.

Ona bakmaya kıyamamak mı, yoksa bakıp da doyamamak mı aşk.

Gittin. Ve solumda kaldın ve soluğumda ve sonumda.

Tahir gibi sev mesela, özür dilerim daha önce gelemediğim için de.

Ve aşk senin tenezzül bile etmediğin gözlerimde kaldı.

Dua gibisin bana. Ne vakit seni ansam, bir huzurun içine düşüyorum.

Derdimin dermanı sensin. Bana bir duanın amini gerek.

Seni yüreğime düşüren yerçekimi etkisini hiç kaybetmesin istiyorum.

Sen bana Allah’ın emanetisin. Seni sevmek aşktır bana.

Kendimi görebileceğim en güzel ayna bana aşkla bakan gözlerindir.

Yar, bütün şiirlerime sebep ettim seni, hakkını helal et!

O kadar güzel gülüyor ki tamam diyorum bu kadar yaşadığım yeter.

Sen benim ilk şiirim, ilk kavgam, sen benim 17 yaşımsın.

Sen benim gökyüzüne gönderdiğim duamın yeryüzündeki cevabısın.

Diğer yarım filan yok benim can, sen benim tamamımsın.

Aşk, yer yerinden oynasa da; yâri yürekteki yerinden oynatmamaktır.

Ben sadece sevmeyi biliyorum, unutmayı öğrenemedim.

Ad koyunca büyüsü bozulur diye, isimsiz, izinsiz, içimden seviyorum seni.

Kim istemez mutlu olmayı, ama mutsuzluğa da var mısın?

Benim sende gördüğümü o güzellikleri görecekler diye ödüm kopuyor.

Şakağıma bir silah dayasan, ellerinin güzelliğine ağlarım.

O senin neyin olur dediler. Uzaktan dedim uzaktan yandığım olur kendisi.

Öyle biri var ilk görüşte değil her görüşte aşık oluyorum.

Bazen aşk iki lafı bir araya getirememektir. Seni dersin. Tükenir nefesin.

Aşk tüm dünya insanları içinde sana tanıdığım ayrıcalıktır.

Canımın içi, sen hangi şiirden kaçıp geldin yüreğimin ta orta yerine he?

En modern alışkanlıktır ölmek ben seni doğasıya seviyorum.

Aşk ve yangın birini daima bitirir. Netice olarak ikisi de düştüğü yeri yakar.

Gönül sevgiliyi bulmuşsa, kuru dal bile çiçek açar. Mevlana

Bir gün bir yerde tekrar karşılaşırsak eğer, benimle yine tanış yine seveyim.

Başka havalar getir bana içinde biraz bahar olsun biraz sen.

Aklımda işin yok! Durup durup aklıma gelme… Yanıma gel, mevzu kalbimde!

Yüreğini yasla bana sevgili, bir ömür birbirimize yük olalım.

Ve beni birden bire yüzünü değil, gözünü değil, sesini göresim geldi ey güzel.

Gözlerime bakarken gözlerinin içi gülüyordu, nasıl sevmezdim?

Sensiz bir gün daha akşam oldu. İçim el vermiyor. Biz buna “gün” demeyelim.

Yeter ki diline dolanayım; istersen bir küfür, istersen bir şarkı olayım.

Sen benim yıldız kayarken tuttuğum dilek değil ezan okunurken ettiğim duamsın.

Sen benim görmek için, bakmaya gerek bile duymadığım ezberimsin.

Hangi ara seni bu kadar sevdim bilemedim. Gecemi aydınlatan, gündüzümü ışıtan yar.

Aşkı aşıklar anlar diyorsun ben anlamazsam eğer bu solumda yanan sızı ne?

Hep aklıma geliyorsun bak gördün mü senin de gidecek başka yerin yok. Özdemir Asaf

Şimdi senin her yerini yine sevesim geldi seni avuç içlerindeki çizgilere kadar.

Sen benim hiç bıkmadan saatlerce seyre daldığım, tövbe tutmayan en tutkulu sevdamsın.

Bir gülüyorsun bir gülüyorsun sen tamam diyorum dünya bitti kapatın gidelim.

Gerçek aşk şans oyunları gibi hayali bile mutlu ediyor insanı. Fakat tutturabilene aşk olsun.

Unuturum diye uyudum, yine seninle uyandım. Belli ki uyurken de sevdim seni.

İnsana imtihan için özlemek yeter, bir şehri, bir sesi, bir nefesi. İmtihan için bir sen yeter…

Eğer adına eşlik edecekse soyadım, Allah için ahirete kadar senindir sol yanım.

Ey canımın sahibi Yar! Sen benimle olduktan sonra kaybettiklerimin ne önemi var. Mevlana

Denize ilk kez giren çocuk masumiyetiyle seviyorum seni. Boğulacakmışım gibi.

Ben yürürüm yane yane, aşk boyadı beni kane, ne akilem ne divane, gel gör beni aşk neyledi.

Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak.

İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde.

Bütün şairler sana mı aşıktı ki her okuduğum şiirde, dinlediğim ezgide sen vardın.

Çok solcu gördüm ben bu hayatta ama kimse senin gibi kalıcı devrim yapmadı “SOL” yanımda.

Burası gönül demliği yar. Dile dua, çaya dem, yüreğe kıdem. Aşk’a vefalı olan gelsin.

Git diyorsun da, olmuyor işte git demekle. Ben de sana sev diyorum mesela. Sevebiliyor musun?

Ben utangaç bir kalbi taşırım geceden. Ben sana aşık olduğumu, ölsem söyleyemem…

Aşk tenini nefsetmek değil, ruhunu resmetmektir. Bedenini bedene değil, kalbi kalbe hapsetmektir.

Bana kimse sen gibi baktı mı bilmem, ama ben kimseye sana baktığım gibi bakmadım.

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı