Güzel Sözler

Mezar İle İlgili Sözler

Mezar İle İlgili Sözler, Mezar Sözleri, Mezar Mesajları, Mezar Yazıları.

Mezar sonsuzluğun kapısıdır. Samipaşazade Sezai

Şöhret gençlik ve gurur. Mezar hepsini alır. Victor Hugo

Yeryüzünün mezardan başka beşiği yoktur. Firdevsi

Mezarları ziyaret edin size ölümü hatırlatır. Hz. Muhammed

İnsanlar uykudadır. Ancak ölünce uyanırlar. Hz. Ali

Mezar Sözleri

Dünya güzel bir sofraydı. Peşin peşin yedik şimdi bize hesabı kaldı.

Mahalle kahveleri halkın mezarı evvelidir. Uluborlulu Lütfi

Kabrin arkası için çalışınız hakiki saadet ve lezzet oradadır. B. Said-i Nursî

Ona koca dünya yetmiyordu şimdi bir mezarcık çok bile. B. İskender

Kebabı köz öldürür ateşi su söndürür. Yiğidi kılıç kesmez bir acı söz öldürür.

Bir şehrin mezarlığını gör o şehrin ne olduğunu anla. Samuel Smiles

Bastığın yeri toprak diyerek geçme tanı düşün altında o binlerce kefensiz yatanı. M. Akif Ersoy

Bil ki mezar taşıdır insandan yarına kalan. Unutma onu da başkası yaptırır gerisi yalan.

Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde arama. Ariflerin gönüllerindedir mezarımız bizim. Mevlana

Çekme dünyanın nazını kıl beş vakit namazını. Yarın kılarım diyenin bugün kıldık namazını.

Biz dünyadan gider olduk. Kalanlara selam olsun. Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun. Yunus Emre

Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için dünyadakiler birbirini kırıp geçirmektedir. İmam Gazali

Mezarlık ölülerin toprağa karışmadan önce adlarını kimliklerini toprak üstünde bıraktıkları yerdir. Paul Valery

Neden bilmem Hristiyan mezarlıklarında duyduğum hüznü Türk mezarlıklarında duymam. T. Gautier

Hey mezarcı. Bana öyle bir yazı yaz ki toprağa dert olsun öyle bir yazı yaz ki sevdiğim okudukça kahrolsun.

O dem ki perdeler kalkar perdeler iner. Azrail’e Hoş geldin! diyebilmekte hüner. Necip Fazıl Kısakürek

Peygamber efendimizin kefene sarılıp gömülmesinden sonra başkalarının ölümü ve gömülmesinden daha doğal ne olabilir. Hz. Ali

Mezarları uzaklara görünmez yerlere götürmekle ölümden kaçılmaz. O nerede olsa gelir avını bulur. H. Rahmi Gürpınar

Allah’ım kabrimi ibadet edilen bir put kılma? Nebilerin kabirlerini mescit haline getiren bir kavme Allah’ın öfkesi artmıştır. Hz. Muhammed

Gül nedir ki solup gider. Gün nedir ki gelip gider. Ateş nedir ki söner biter. Ama sana olan sevgim sonsuzdur ancak mezarda biter.

İnsanlar susar mezarlıklar konuşur. Ali Suad

Mezardan daha korkunç yer görmedim. Hz. Osman

Mezar bugünkü yaşayanların yarınki evi. İncil

Kabrimi ziyareti bayrama çevirmeyin. Hz. Muhammed

Biz de gezerdik siz gibi sizde geleceksiniz biz gibi.

Kendine kabir değil kendini kabre hazırla. Hz. Ebubekir

Ölsen bile benden kurtulamazsın. Kefen olur bedenini sararım. Yağmur olur üzerine yağarım. Çiçek olur mezarında açarım. Ölsen bile benden kurtulamazsın.

Mezar dünya istasyonlarının en sonu ahret istasyonlarının en evvelidir. Orada azap görenin ilerisi de kötü iyilik görenin ilerisi de iyiliktir. Hz. Osman

Hayvan ölür unutulur mezarı gaip olur. Ecdadının mezarlarını muhafaza etmeyen millet onları hayvan derecesine indiren millettir. İsmail H. Bıçakçızade

Bazı duyguları yazamazsın. Anlatamazsın. Çünkü tefsiri ancak his ile mümkündür. Bu yüzden sadece yaşarsın.

Seni bana veren rabbime şükürler. Yaşanan senli her anıma şükürler. Göz görüp gönlüm severse sevgim için seni gören gözlerime teşekkürler.

Sizi hayallerinden vazgeçecek kadar seven bir kalp bulduysanız Allah’tan yeni bir ömür isteyin. Çünkü bir ömür yetmez onu sevmeye.

Senin gözbebeklerin var ya, kadın kadın gülen, insan insan bakan gözbebeklerin. Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta. Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder. Bir açarsın ki mutluyum. Bir kaparsın her şey elimden gitmiş.

Sen benim en doğru yanlışım. Tövbesi olmayan günahımsın. Uzak duramadığım yasaklım, en açık ettiğim saklımsın. Sen başımdan giden aklım, severek çektiğim ahımsın.

Sen benim bakışına hasret kaldığım sesine özlemle bağlandığımsın. Özlemim, hasretim, bakmaya doyamadığımsın. Bahtıma doğanımsın. Olmazsa olmazımsın. Nefretim, öfkem, kinim, sevincim, umudum, düşüm, rüyam, hayalim ama en çok ağlatan, en çok kanatansın… Sen tarifi imkânsızımsın.

Ben sana kızsam, kendime küserim.

Konu ne zaman senden açılsa kapatmaya kıyamıyorum.

Bana yüzünü dönme gece oluyor sanıyorum.

Görmeden seni isteyen gönlüm, görünce nasıl dayansın.

Sen benim şarkımsın, herkesin dili dönmez.

Kim istemez mutlu olmayı, ama mutsuzluğa da var mısın?

Çünkü her bir zerrem aşık her bir zerrene.

Besmelesiz başladım diye mi, doyamıyorum seni sevmeye?

Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim.

Sen aklım ve kalbim arasında kalan en güzel çaresizliğimsin.

Sen bile bilemezsin gülüşün ben de kaç bahar eder.

Sevdim. Çünkü bir tek ona sarılınca yuva gibi kokuyordu içim.

Öğrendik ki: Her yarayı saran zaman değil, sevgidir.

Ötesi yok bu duanın benim ol. Benimle, aklınla, aşkınla bin yaşa.

Gittin… Ve solumda kaldın ve soluğumda ve sonumda.

Canımın içi, sen hangi şiirden kaçıp geldin yüreğimin orta yerine?

Sen yeter ki çocukluk yap. Gönlümde salıncağın hazır…

Manzarası sen ol gözlerimin, her baktığımda yeni mutluluklar göreyim.

Sen bana Allah’ın emanetisin. Seni sevmek aşktır bana.

Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim, sensiz boğazımdan geçmiyor.

Sen benim ilk şiirim, ilk kavgam, sen benim 17 yaşımsın.

Sensiz bir gün daha akşam oldu. İçim el vermiyor. Biz buna “gün” demeyelim.

Sen benim gökyüzüne gönderdiğim duamın yeryüzündeki cevabısın.

Elimdeki resmin yerine kendin olsaydın. Olsaydın da benim yine derdim olsaydın.

Aşk, yer yerinden oynasa da; yâri yürekteki yerinden oynatmamaktır.

Bir şehir ol. Mesela İstanbul gibi. De ki; boğazım kuruyuncaya kadar seveceğim seni.

Ben hiç dilek tutmadım, hep dua ettim. Ömrün ömrüme nasip olsun diye!

Sen benim hiç bıkmadan saatlerce seyre daldığım, tövbe tutmayan en tutkulu sevdamsın.

O senin neyin olur dediler. Uzaktan dedim uzaktan yandığım olur kendisi.

Eş olan, aşka eştir. “Eş” değer, nefesten ötedir. Ötemde özüm var, özüm nefesin ötesinden ötedir.

Bana kimse sen gibi baktı mı bilmem ama ben kimseye sana baktığım gibi bakmadım.

Belki de sonu nasıl bitecek diye korkmaktan sevmeyi unuttuk.

Aşk ehli isen sitemin cahili olma. Şems

Sevmek ve sevilmek güneşi iki taraftan hissetmeye benzer.

Evvelimiz aşk, halimiz aşk, istikbalimiz aşk.

Seviyorsan git ısır bence, köpek gibi sevdiğini o da anlasın.

Kendime gelemiyorum, sana gelsem olur mu?

Bir insanın bir insana verebileceği en ölümsüz hediye, sevgidir.

Sesindeki huzuru kimse bilmesin. Kıskanırım.

Gözlerime bakarken gözlerinin içi gülüyordu, nasıl sevmezdim?

Sevmek için yürek, sürdürmek için emek gerek.

Ey gece git o yâre söyle. Kokusuna sarılıp uyumak isteyen biri var.

Sen beni sev, geri kalan her şeyi ben hallederim.

Sevmek zor iş, ne maaşı var ne sigortası, bir ayrılığı var bir de gözyaşı.

Sımsıkı sarılalım, aramızdan rüzgâr bile geçmesin.

O kadar güzel gülüyor ki tamam diyorum bu kadar yaşadığım yeter.

Ve sen ağlama. Gözlerin fazlasıyla güzel ağlamak için.

Ve diyeceğim ki; Aşk güzel şey. Vaktinde ve doğru insanla geldiği sürece…

Bir dilek hakkım olsaydı, gittiğin her yer olabilmeyi dilerdim.

Bir yürek anca bir yürek ile takas edilir, yüreğini almadığıma, yüreğimi vermem.

Sende gördüğümü görecekler diye ödüm kopuyor. Özdemir Asaf

Eğer aşk karşılıklı olsaydı, tek taraflı aşkın en güzel aşk olduğunu inkâr ederdi.

Seni sen olduğun için değil, seni bende bulduğum için seviyorum.

Beni hep yanlış anladın zaten sen. Geleceğim ol demiştim sana. Gel ecelim ol değil.

Herkesten kıskanacak kadar değil, herkesi kıskandıracak kadar sev.

Ya kırdığın kalbi Allah seviyorsa? Bilemezsin. Bilseydin ödün kopardı, dokunamazdın.

Kızdığında, küstüğünde bile seni düşünen bir sevenin olması ne güzeldir.

Bir insan aşık olunca; kıskanır, bağırır, kısıtlar, hesap sorar, sahiplenir. Ama anlayana işte…

Ben utangaç bir kalbi taşırım geceden. Ben sana aşık olduğumu, ölsem söyleyemem.

Dilek tutman için yıldızların kayması mı gerekiyor illa ki? Gönlüm gönlüne kaydı yetmez mi?

Öyle bir ‘yâr’ sev ki evladım; elinde su tasıyla, iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni…

Aşkın gözyaşları ıslatırken sevgilinin omzunu, neden bu kadar geç kaldığını sorar aşk meleği.

Açık çay içerdi hep, demli olunca bardağın diğer tarafından beni göremezmiş, öyle derdi.

Dediler ki: gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: gönle giren gözden ırak olsa ne olur.

Aşk bittikten sonra arkadaş kalalım diyenler. Güle başka isim versen değişik kokacak mı?

Aşkın hikâyesini, durmaksızın feryâd eden bülbüle değil. Sessiz sedasız can veren pervanelere sor.

Kaderde sevmek var ama kavuşmak yok ise şayet, olsun! Vuslata aşık gönül susmaya da razı.

Sen çiçek olup etrafa gülücükler saçmaya söz ver. Toprak olup seni başının üstünde taşıyan bulunur.

İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde.

Dünyadaki herkesin parmak izinin farklı olması, kimsenin sana benim gibi dokunamayacağının kanıtıdır…

Belki de aşk asla kullanılmamalıydı cümle içinde, zaten bir daha gönül koymak mı ortaya, tövbe.

Eskiden karanlıktan korkar yağmurdan ürperirdim şimdi karanlıklar sırdaşım yağmurlar gözyaşım oldu.

Bir kadın aşka inanmıyorum derken, aslında tek bir şey söylemek istiyordur: Hadi beni aşka inandır.

Sevgi; insanın kalbinde tomurcuklanan nadide bir çiçektir. Mühim olan onu yara almadan yaşatabilmektir.

O yokken “hayır sevmiyorum, unuttum” deyip, onu görünce elin ayağın birbirine dolanıyorsa; aşıksın işte.

Aşk kaçmaktan çok kovalamak, görmekten çok özlemek, gitmekten çok beklemek, dokunmaktan çok düşünmektir.

Halden ala halsizliğim, sözden ala sessizliğim. Ben seninle olduktan sonra, umurumda değil kimsesizliğim.

Gerçek sevgi sabırdır, her şeye dayanır. Affeder, çabalar, gerektiğinde susar, kabullenir ama asla bitmez.

Ne iş yaparsın sen dedi. Hamalım dedim. Nasıl yani dedi. Elimden tutmasını bilenin, yüreğini taşırım dedim.

Yerden yere vurmak yardan yâre tutulmak değildi aşk. Yer yerinden oynasa da Yâr’i yürekten oynatmamaktı aşk.

Gönlüme düştüğü günden beri o ateşi aşk bilirim. Lal olmuş dilime adını dolar. Beni sen, seni ben bilirim.

Aşk ateşten bir parçadır; önce ruhunu aydınlatır, sonra bedenini ıstırtır. Ama illaki yakar benliğini kavurur.

Aşk’a sınır koyamazsın ve aşık oldun mu kalbinin esirisin onun sürüklediği yerdesin; sana acı çektirse bile.

Kapına geldim. Ve ben, ben olmaktan vazgeçtim. Sen yeter ki “kim o” de. Kim olmamı istiyorsan, o olmaya geldim.

Eğer gökyüzü bir parça kâğıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi.

Seni bağrıma değil, bağrımı ve başımı ayağının altına bastım. Gözüm toprak olacak, ama gönlüm daima aşk kokacak.

Ey sevgili. Biz seninle bir salkımın iki aşık üzümüyken, başka şişelerde şarap olmuşuz, başka hayallerde harap olmuşuz.

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı